Ayrıca, Asri Kadınlar Cemiyeti ve İstanbul merkezli diğer bazı kadın dernekleri de Escort’da şubeler açarak örgütlendiler. Bunlar, miting ve toplantılar düzenlemenin ve gösteriler yapmanın yanı sıra, halka yardım çağrılarında bulunmak, ankara escort Kuvayı Milliye için para ve yardım malzemeleri toplamak, padişaha, hükümete, İtilaf Devletleri temsilciliklerine ve çeşitli uluslararası örgütlere protesto telgrafları çekmek, Milli Mücadele karşıtı basını protesto etmek gibi eylemlerde bulunuyorlardı. Bu daha çok kasabalarda yaşayan orta halli kadınların üstlendiği bir görevdi. Cephede savaşan askerler için her türlü giyim malzemesiankara escort üretimi, kasaba kadınlarınca yapılıyordu. Cepheye yakın kasabalarda ise yine kadınlar tarafından asker için yiyecek erzak hazırlanıyordu.

Savaş boyunca daha çok köylü kadınlar ve asker–subay eşleri ve kızları tarafından üstlenilen bu görev, Kurtuluş Savaşımızın en büyük destanlarından birisidir. Kağnısıyla ya da sırtında cepheye erzak ve mermi taşıyan kadın kafileleri, şiirlere, ankara escort romanlara, resimlere, heykellere konu olmuştur. Bu eylemin gerçekleştiricisi olan kadınlar, gerçek bir kahramanlık öyküsünün aktörleridir. Bu köy kadınları savaş boyunca adeta ordunun ikmal birliği gibi çalışmışlardır.29 İsimlerini bilmediğimiz nice Escort kadınının yarattığı öylesine büyük bir destandır ki, sözcükler anlatmakta yetersiz kalır.   Ankara ve Adana’daki Kız Öğretmen Okulu öğrencileri kızılay escort bayanlar okul yönetimine başvurarak, cephede yaralanan askerlerimize hastabakıcılık yapmak istediklerini   bildirdiler; istekleri kabul edildi, bu işle görevlendirildiler. Bu iş için gönüllü olan daha başka kadınlar da olduğunu biliyoruz. Kurtuluş Savaşı’nda yaşananlardan, Türk kadınının bu savaşta sergilediği kahramanlıktan ve savaşın kazanılmasına yaptığı katkıdan sonra, artık hiçbir şey önceki gibi olamazdı. Ama dar kafalı muhafazakâr çevrelere bu gerçeği anlatmak yine de zaman alacaktı. Birinci ve İkinci Meclislerde hâlâ İslâm dinine aykırı olduğu gerekçesiyle okullarda kızılay escort bayanlar resim derslerinin kaldırılması, kadının doktora görünmesinin dinen uygun olup olmadığı, kadının yüzünü açmasının ve dışarı çıkmasının toplum ahlâkına uygun olup olmadığı tartışılıyordu. Savaştan önceki yasal düzenlemeler 50 bin erkek nüfus için bir milletvekili seçilmesini öngörüyordu. Ancak savaşlar sonunda uğranılan insan ve toprak kayıpları nüfusun önemli ölçüde azalmasına yol açtığından, bu sayının 20 bine düşürülmesi gündeme gelmişti. 1923 yılında bu konuda TBMM’nde yapılan görüşmeler sırasında Bolu Mebusu Tunalı Hilmi Bey, bir önerge vererek, kadınların da hesaplamaya dâhil edilmesini önerdi. İstenen kadına seçme ve seçilme hakkının verilmesi kızılay escort bayanlar değildi. Yalnızca seçilecek milletvekili sayısının belirlenmesinde kadın nüfusun da hesaba dâhil edilmesiydi. Fakat bu öylesine büyük bir tepkiye neden oldu ki, Meclis’te adeta kıyamet koptu.

Bunun üzerine Meclis Başkanı oturumu tatil etmek zorunda kaldı ve öneri de geri çekildi. TBMM’ni dolduran ve tümü erkeklerden oluşan milletvekilleri, Kurtuluş Savaşı’nda ne yapmış olurlarsa olsunlar, kadınlara, insan olmaktan kaynaklanan haklarını tanımaya henüz hazır değillerdi.32 Bu koşullarda, 1924 yılında hazırlanan bir yasa tasarısının, içeriği bakımından 1917 tarihli Aile Hukuku Kararnamesi’nden daha ileri bir nitelik taşımamasına şaşmamak gerekir.Türk tarihinin genel akışı içinde, her konuda olduğu gibi kadın hakları http://www.ankarabayanescortlarsitesi.com/ulus-escort/ konusunda da fark yaratan değişken Mustafa Kemal Atatürk’ün varlığıdır. Savaş kazanılıp yabancı işgal güçleri ülkeden çıkarıldıktan ve Misak-ı Millî ile belirlenen ulusal sınırlar içerisinde tam bağımsız ve egemen bir ulus devlet yaratıldıktan sonra, Atatürk’ün ikinci hedefi toplumu çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine taşımaktı.